PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : warcraft hikayesi - 3


sanaldoktor
15-04-2007, 22:34 PM
Ironforge Cücelerin Uyanışı
Warcraft Iden 2,500 yıl önce

Eski çağlarda, Titanların Azerothu bırakınca, çocukları olarak sayılan Earthenler dünyada kalıp dilediklerince dünyaya şekil vermeye devam ettiler.Earthenler yüzdeyde geçen olaylarla ilgisi pek olmayan hiçbir yüzey ırkını tanımayan bir varlıklar topluluğuydu.Her biri dünyayı şekillendirmek için bıkmadan usanmadan uğraşıyorlardı.
Sonsuzluk Kuyusunun patlaması, her ırk gibi eartheni de çok etkilemişti.Dünyanın duyduğu acının aynısını içlerinde hisseden Earthenler kendi kimliklerini bu çalkantılı dönemde kaybetmeye başlamışlar ve kendilerini Titanların yeraltında kalan dev şehirlerine kapatmışlardı.Bunların en çok bilineni Uldaman adı verilen şehirdir.Uldamanın yanında Uldum, Uludar gibi bir çok eski Titan şehri bulunuyordu.Dünyanın altında bu ırk, sekiz bin yıl boyunca uyudu.

Kendilerinin neyin uyandırdığı bilinmesede, Uldamanda olan Earthenler kendilerini kapattıkları şehirlerden dışarı çıkmak istediler.Earthenlerin yüzeye ilk çıktıkları anda fark ettikleri, bu uyuma sürecinde çok değiştikleriydi.Kayalardan oluşan derileri yumuşamış ve düzgün bir hal almıştı, taşa ve toprağa olan güçleri ise yavaş yavaş yok olmaya başlamıştılar, ve en son olarak ise artık Ölümsüz olmadıklarını anladılar.
Kendilerine Cüce demeye başlayan Irk, Uldamanın önündeki yerleşimlerinden ayrılıp dünya yüzeyinde dolaşmaya başladılar.Halen derin yerlere ve derinliklerdeki gizemleri araştırmaya meraklı olan Cüceler Dünyanın en büyük dağının bulunduğu yere bir krallık kurdular, ve kuruldukları toprağa Onları yaratan Titan Yaratıcısı Khazgorothun şerefine Khaz Modan dediler yani Khazın Dağı.Bu Titana duydukları sevgiden dolayı Dağın kalbine dev bir anıt diktilerev bir Demirci Ocağı kurdular ve bundan sonra etrafında gelişen şehre Ironforge dendi.

Cüceler, doğaları gereği değerli taşları biçimlendirmek ve değerli mineralleri bulmak için devamlı bir istek içinde çalıştılar.Ancak yer altına duydukları bu istek ve sevgi yüzünden yeryüzünde yaşayan komşularından hep isole yaşadılar.

Yedi Krallık
Warcraft Iden 1,200 Yıl Önce

Strom Arathorun başkenti olarak bilinse de, Dalaran gibi birçok yeni şehir kurulmaya başladı.İlk olarak Gilneas, Alterac ve Kul Tiras adı verilen şehirler kuruldu.Hepsinin kendi düzenleri ve ticaret sistemi vardı ve hepsi de Stromun altında birleşmekten yanaydı.

Trisfal Bekçilerin koruması ile yaşayan Dalaran halkı dünyaya büyüyü yaymaya devam etti.Dalaran Yöneticileri Kirin Tor mecilsini kurarak her türlü büyüyü, değerli eşyayı incelemeye koyuldular.
Gilneas ve Alterac Stromun en büyük savunucuları olular ve Dev Ordular kurarak Khaz Modanın Kuzeylerini keşfettiler.İşte bu zaman içerisinde Cüceler ve İnsanlar ilk defa birbirleri ile temas haline geçmiştir.Bundan sonra Ironforgeye ilk İnsanlar ayak basmıştır. İnsanlar ve Cüceler birbirleri ile birçok sırrı paylaştılar ve birbirlerinin savaşa olan ilgililerini keşfettiler.

Kul Tiras, Lordaeronun güneyinde büyük bir adanın üstüne kurulu bir şehirdi.Ekonomisi balıkçılık ve Gemicilik ile sağlıyordu bu yüzden zenginleşmiş bir şehirdi.Zaman geçtikten sonra Kul Tiras dev bir Gemi Filosu kurarak dünyayı araştırmaya koyuldu ve değişik yerlerden değişik mineraller ve eşyalar getirdiler.
Zaman geçtikçe Stromun Lordları kendi evlerini Kuzey Lordaerona taşıdılar.Eski Kral Thoradinın varisleri, Stromun başkent olması konusunda ısrar etselerde Strom Lordları Kuzeye aydınlanma ve yeni bir şehir kurma hayali ile yerleştiler.Dalaranın Kuzeyinde kurulan bu şehrin adı toprağın adını paylaşarak Lordaeron oldu.Lordaeron daha sonradan bir Kutsal Şehir halinde geldi, dinine bağlı olan çoğu insanın uğrak yeri haline geldi.

Arathinin varisleri, Stromun terk edilişinden sonra Khaz Modanın Güney topraklarına indiler ve uzun yıllar süren bir yolculuktan sonra Azeroth olarak adlandırdıkları Kıtada Stormwind adlı Krallığı kurdular, ve sonunda dev bir İnsan Krallığı kurulmuş oldu.

Çok az savaşçı Stromu koruma görevini üstlenmişti.Strom artık Krallığın başkenti değildi ve bundan sonra yeni bir millet oluşturmaya başladılar ve kendilerine Stromgarde dediler.Her İnsan şehri kendi içinde gelişmeye başlasa da, Arathor İmparatorluğu yavaş yavaş erimeye başlamıştı.Tüm şehirler birbirinden ayrılmaya ve Kral Thoradinin birleşmiş insan imparatorluğu fikri sonsuza kadar yokolmuştu.

Aegwynn ve Ejderha Avı
Warcraft Iden 832 yıl önce

Kurulan yedi krallık birbiri arasında rekabete ve sürtüşmelere başlayınca Bekçiler bu olayın kaos yaratacağından korkarak izlediler.Zaman içinde birçok Bekçi gelip geçmişti, ancak bu zamanlarda tek bir kişi Trisfalin tüm büyülü gücünü kontrol etmekteydi, kendisini gölgenin dev savaşçısı sayan AegwynnAegwynn bir İnsan Kız çocuğuydu, Örgütün çok zor sınavlarından başarı ile geçmişti ve Bekçilik görevini kazanmıştı.Aegwynn hemen avcılığa başlayarak birçok yaratığı yoketmiştir, ve Trisfal Meclisine kafa tutacak ve Erkek üstünlüğüne bile karşı savaşacak bir Bekçi olmuştur.Düşüncesine göre Trisfal Meclisini kuran İnsan ve Elflerin bu soruna köküne bir son getirmesi için hiçbir şey yapmamaktadır.Bu yüzden sabırsız bir şekilde devamlı bir tartışma havasında geçen toplanılara rağmen Aeggwynn çok güçlü olduğundan olayı hep Bekçi olarak kalmıştı.

Trisfaldeki gücü artmaya başlayan kız, en sonunda bir yerlerde fısıldanan bir dedikoduya aldanarak Soğuk Northrend Kıtasında yaratık avına çıktı.Kuzeye yolculuk yaparak Aegwynn tüm yaratıkları dağlara kadar kovaladı.Burada bulduğu Yaratıkların çok yaşlı bir ejderhayı avladılarıydı.Dev dragon ve yanındaki dragonlar bu yaratıklarla başa çıkabilmelerine rağmen Aegwynn savaşa katılarak Yaratıkları yok etmeyi başardı.Bunlar olduktan sonra dev bir Fırtına Northrendin üstüne çoktü ve Gökyüzünde dev bir karanlığın içinden Sargeras Burning Legionun Efendisi - ortaya çıktı.Aegwynnin önünde duran Sargeras genç bekçiye yakında Trisfal Meclisinin yıkılacağını ve dünyanın yakında kontrolüne geçeceğini söyledi.

Aegwynn, kendinin bir tanrı kadar kuvvetli olduğunu sanarak Sargerasa büyülerini gönderdi, ve garip bir şekilde Sargerasın dış kabuğunu yok ettiğini görünce Sargerasın öldüğünü zannetti ve bedenini Eski Kalimdor çağlarından kalan bir Night Elf tapınağını sular altından yükselterek Sargerasdan geriye kalanları buraya kitledi ve tekrar tapınağı kimsenin bulamayacağını zannettiği derin sulara gömdü.Ancak Aegwynn Sargerasın ne planladığını asla bilemeyecekti.Sargeras taklit ölümünden sonra Aegwynnin zayıf ruhunun içine girerek burada gizlendi.Uzun yıllar da bu bedenin içinde gizlenerek planını uygulamak için zaman kolladı.

Üç Çekiç Savaşı
Warcaft Iden 230 yıl önce

Ironforge cüceleri uzun yüzyıllar boyunca barış içinde yaşadılar.Ancak daha sonra sayıları çok artınca Dev Şehirlerde yaşayamamaya başladılar.Büyük Kral, Modimus Anvilmardan sonra Cüceler 3 ayrı Fraksiyona ayrılmaya başladılar.

Madoran Bronzebeard tarafından yönetilen Bronzebeard Klanı, Ironforgenin koruyucuları oldular.Khardros Wildhammer tarafındna yönetilen Wildhammer Klanı şehrin kontrolunu ele geçirmek için çalışmaya başlaılar.Dağın en altında Büyücü Thaurissan tarafından yönetilen Dark Iron Cüceleri de diğer iki ırktan kopmaya başladı.ar
Bu 3 fraksiyon ilk başlarda barış içinde yaşasalarda, halen seçilemeyen kral yüzünden Ironforgenin yönetimini kim alacak sorusu halen kafalarda bir soru işareti oluşturmaktaydı.Bu yüzden savaşa giren 3 fraksiyon uzun süre yerin altında kanlı savaşlar yaptılar.Sonunda En güçlü ordulara sahip olan Bronzebeard Klanı Dark Iron ve Wildhammer Klanlarını dağın derinliklerinden attılar.

Khardros ve Wildhammer savaşçıları Kuzeye yolculuk ederek kendi krallıkları olan Grim Batolu kurdular ve burada kendi hazinelerini oluşturdular.Thaurissian ve Dark Ironlar bunu yapmadılar, küçük düşmekten ve yenilmekten hiç hoşlanmayan Dark Ironlar Çok güzel bir yer olan Redridge Dağlarında yeni bir Şehir kurdular.Çok zengin oldular ve diğer klanlarla başa baş yarışmaya başladılar.Ancak daha sonra Thaurissan ve Büyücü karısı Modgud Ironforge ve Grim Bartola iki ordu göndererek savaş başlattılar.Dark Ironlar Khaz Modanı kendi toprakları yapmak istiyordu.

Dark Iron orduları her iki şehirde savaşa başladı.Ancak Marodanın orduları hemen Dark Iron ordularını yenilgiye uğrattı ve Tharissian kaçmaya zorlandı.Grim Bartolda ise Modgudun orduları ise yeni yeni çarpışmaya başlamıştı.

Ancak Modgud çok güçlüydü çoğu savaşçıyı kendi öldürdü ve şehre kuşatmaya başlaı.Ancak Khardrosla savaşırken hayatını kaybeden Modgud yüzünden tüm savaşçılar kaçtılar ve Ironforgenin yardımı ile karşılaştılar.Dark Iron Ordusunun hepsi orada yok edildi.

Birleşen Ironforge ve Grim Batol orduları güneye dönerek Thaurissan ve Dark Ironları yok etmek adına yola çıktılar.Çok uzaklaşmadan Tharurissanın öfkesi dev bir büyü ile açığa çıktı.Dev bir Doğaüstü varlık çağırmaya çalışan Thaurissan, zafer elde etmeye çalışıyoru, ve dünyanın altından dev bir gücü ortaya çıkardı.Ancak bu onun kıyameti olacaktı.

Elemental Lordu, Ragnaros Thaurisssanın çağrısı ile serbest kalmıştı ve tekrar bir bünyeye kavuşan Ragnaros Redridge Mountainde dev bir yıkıma yok açtı.Dev Volkana dönüşen Dark Iron Şehri olan Dağ yandı, ve dağlar yükselerek Searing Gorge ve Burning Steppes alanlarını yarattı.Thaurissan bu sırada öldürüldü ve Ragnaros yeni yaratıklarını çağırarak tekrar güçlenmeye başladı.O gündur Ragnaros Dev Volkanın içinde planlar kurmakla uğraşmaktadır.

Dev patlama ve oluşumları gören Cüce kralları ordularını geri çekerek olanları görmemeyi tercih ettiler.
Bronzebeard klanı Ironforgelerini tekrar kurdular.Wildhammerler ise Grom Bartola döndüler ancak Dev Savaşta çok zarar gören Grim Bartolu terk etmeye karar verdiler.Çok üzülmüşlerdi, Kral onlara Ironforgeye dönmeye ikna etmeye çalıştı ancak kabul edilmedi bu yüzden Khardros Hinterlandse giderek Aerie Peakda yeni bir şehir kurdu.

Hala Ironforge Cüceleri ile bağlarını koparmak istemeyen Wildhammer Clanı, İki Kıta arasında dev bir Köprü yaparak adını Thandol Span koydu.Bu ticaret dolayısı ile iki Krallıkta çok gelişti.Daha sonra Madoran ve Khardros atalarının şerefıne iki dev heykeli güney topraklarında kurdu.Bu iki Heykeli Dark Ironlara savaşırsanız kaybedersiniz der gibi burada duruyorlar(Editörün notu:Bu Heykeller Searing Gorgeye giden geçite yakındır.)
İki krallık birbirlerine sıkıca bağlandılar.Ancak Grim Bartolda yaşadıklarından sonra Wildhammerler yer altında yaşamak yerinde yer üstünde normal bir şehir kurmayu tercih ettiler.Ironforgedekiler bunu hiç yadırgamadılar.

Son Bekçi
Warcraft Iden 45 yıl önce

Bekçi Aegwynn çok gelişti ve güçlendi.Trisfaldeki enerjileri onun yaşamını da uzattı.Aptalca Sargerası öldürdüğü düşünden Aegwynn dünyayı Yaratıklardan korumaya devam etti.Bu tam 9 yüzyıl sürmüştü, ve sonunda Trisfal Bekçileri Aegwynnin yerine başka birisinin gelmesinin vaktinin geldiğini düşündüler.Meclis Aegwynnin Dalarana dönmesini emretti, böylece kendilerine yeni bir bekçi bulabileceklerdi.Ancak Aegwynn, Mecilse güvenmeyerek kendi soyundan birinin bekçi olması için düşünmeye başladı.

Aegwyn bir erkek çocuğu doğurmak ve ona tüm gücünü vermek istedi.Bunu Meclisten gizli yapmak için Azerothun Güneyinde Aegwynn mükemmel bir erkek buldu:Çok güçlü bir İnsan Büyücüsü olan Nielas Aran.Aran Azerothun Kralının baş danışmanıydu ve çok güçlü bir büyücüydı.Aegwyn Aranı baştan çıkararak bir çocuk yapmaya ikna etti.Aran bu güçlerin cocukta da olacağını biliyordu, bilmediği şey ise Aegwnnin bir yaşa gelmeden ona Trisfalin tüm gücünü cocukta açığa çıkacağıydı.

Zaman geçti, ve Aegwynnin bir oğlu oldu.Adı Aegwynn tarafından Medivh koyuldu.Anlamı Gizemlerin Bekçisiydı.Aegwynn oğlunun gelecekte yeni Bekçi olacağına inaniyordu ancak gizlenen Sargerasın ruhu cocuğa geçmişti ve Aegwynnden ayrılmıştı.Aegwynnin aklına asla dünyanın en yeni bekçi adayının çoktan evrenin en kötü tanrısının etkisi altında olduğu gelmemişti.

Aegwynn cocuğunun sağlıklı olduğunu görünce Medivhi Stormwindde babasına bırakarak gizemli topraklarda kayıplara karıştı.Medivh gülcü bir çocuk olarak büyüdü.

Sargeras cocuk büyürken, genç cocuğun güçlerinin nasıl geliştiğini gördü.Medivh 12 yaşına geldiğinde Azerothda tanınan bir çocuk haline gelmişti.Çok güçlü bir büyücü olacağı kesindi.Burada en iyi iki dostu vardı: llane, Azerothun Prensi ve Anduin Lothar , Arathi Soyunun son varislerinden biri.Üç cocuk krallıkta çok sevilirdi.
Medivh 14 yaşına geldiğinde içindeki büyü gücü bir anda korkunç bir gelişim gösterdı ve Sargerasın ruhu ile çarpıştı.Uzun yıllar boyunca Medivh bir depresyon sürecine girdi, aslında gücler bir çocuğun kaldıramayacağı kadar çoktu.Daha sonra bu süreç geçtiğinde artık bir yetişkin haline geldiğini gördü ve Llane ve Anduinin Azerothun yeni yöneticileri olduğunu gördü.Kendi içinde güçlerini kullanmakla ilgili çok büyük bir istek gören Medivh, Sargerasın ona kurduğu tuzaklardan habersiz yaşamına devam etti.

Sargeras yavaş yavaş Medivhin kararan yüreğine bir şeyler fısıldamaya başlamaya hazırlanıyordu.Yakında İkinci Saldırı başlayacaktı ve bunu Dünyanın son Bekçisi sağlayacaktı

Bölüm 3: Draenor'un Kıyameti

Medivhnin doğumundan kısa bir süre önce, Kiljaeden the Deciever oturdu ve evrene baktı.Lanetli Demonlord Sargeras için Azerotha yapılacak ikinci saldırı için bir plan yapmaktaydı.Bu sefer Sargeras hata kabul etmeyecekt,.Kiljaeden yeni bir güç aramaya başladı, böylece Azerothun Savunmalarını daha Legionun kendisi Azerotha ayak basmadan yok edeceklerdi ve Azerothun kontrolü Legionun eline çok kolay gececekti.

Bu sırada Kiljaeden Draenor adı verilen bir gezegen gördü.Çimenlik oldukça güzel bir gezegen olan Draenor, şamanistik, klan yönetimi ile yaşayan Orcları ve barışçık Draeneileri gördü.Şerefli ve Soyul Orc klanları dünya üzerinde avlanıyor ve düzen içerisinde yaşarken, Draenei ise dev şehirler kurmaktaydı.Kiljaeden Dreanorun sakinlerinin Burning Legionun yeni güçleri olabileceğini düşündü.

İki Irktan, Kiljaeden savaşçı orkların Legionun bozulmuşluğuna çok kolay aldanıcağını gördü.Hemen Yaşlı Orc Şamanı, Nerzhula tıpkı Azsharaya Sargerasın yaptığı gibi reddedemeyeceği şeyleri vaad etti.Şamanı kullanarak Orc Klanları arası savaşları başlattı, ve Orcların kana susamış savaşçılara dönmesi çok uzun sürmedi.Kiljaeden daha sonra Nerzhulun ve Halkının kendilerini sonsuza kadar savaşa ve ölüme adamalarını istedi.Ancak Yaşlı Şaman, halkının durumundan hiç memnun olmayınca bir şekilde Kiljaedenin emrilerine karşı geldi.

Nerzhulun direncini kıramayan Kiljaeden kendine başka bir orc aramaya başladı ve kendine mükemmel bir aday buldu: Nerzhulun hırslı öğrencisi Guldan.Kiljaeden aynı şekilde vaadlerde bulundu Guldana ve buna hemen kanan Guldan gücün karşılığında sadık bir uşak olacağına yemin etti.Genç orc bu güçle evrenin görebileceği en güçlü Warlocklardan biri oldu.Başka orclara bu güçleri anlatarak eski geleneksel şamanistik güçleri silmeye başladı.

Kiljaeden orcların gittikçe zayıfladığını gördü ve Gölge Meclisini Guldana kurdu.Bu gizli Mecils tüm clanlari birleştirmek ve Warlock güçlerini yaymak için çalışmaya başladı.Warlock gücü kullanan Orclar yüzünden Dreanor kendi içinde yokolmaya başladı, topraklar karardı ve çimenlikler kurudu.Zamanla Orcların Ev dedikleri dünya kırmızı, verimsiz topraklı bir yere dönüştü.Yaratık enerjileri yavaş yavaş dünyayı yok etmekteydi.

Hordenin Yükselişi

Orclar Guldanın konrolünde gittikçe vahşi yaratıklara dönüştü.Dev Arenalar kurarak savaşçıları savaştırarak orcları savaşa, kana , ölüme karşı kayıtsız yaptılar.Bu arada çok az Klan Lideri, bu bozulumu fark etti.Bunların önde geleni Durotandı.Durotan Frostwolf Klanının lideri, Orcların bu bozuluma bir dur demesi gerektiğini söyledi.Ancak onu kimse dinlemedi.Hatta Çok güçlü Liderlerden Grom Hellscream bile.
Kiljaeden Orc Klanlarının hazır olduğunu biliyordu ancak onların sonsuz itaatlarından emin olmak istediği için gizli bir şekilde Gölge Meclisin Mannoroth the Destructoru çağırmasını sağladı.Guldan Liderleri toplayarak Mannorthun kanından içmenin onları neredeyse yenilmez yapacağını söyledi.Grom Hellscream Liderliğin tarafından sadece Durotan dışında herkes bu kandan içerek Burning Legionun kölesi oldu.
Bu lanetli kandan içen orclar çok vahşi oldular.Guldan tüm Clanları toplayarak tek bir Guruh yani Hordeyi kurdu.Ancak Güçlü Orc Kumandanları Grom Hellscream ve Orgrim Doomhammer yerine Guldan bir kukla Komutan seçerek Hordeyi yönetmesini emretti:Blackhand The Destroyer.Horde daha sonra gücünü ilk kez Draeneiler üzerinde denedi.

Aylar içinde, Horde neredeyse tüm yaşayan Draeneileri öldürdü.Sadece saklananların çok azı kurtulabilidi.
Bu Zaferle tatmin olaran Guldan, eğer savaşacak birileri olmazsa Orclar arasında bir iç savaş çıkabileceğinin farktındaydı.

Orclar kısa bir süre içerisinde Legionun en güçlü silahı oldu.Ve Kiljaeden Sargerasdan saldırı için emir vermesi için beklemeye başladı.