sanaldoktor
15-04-2007, 22:14 PM
DREANEİ TARİHİ
Draenei ırkının kökleri eredar kavmine dayanır, ilk eredar yerleşimciler 25.000 yıl önce Argus dünyasında ortaya çıkmıştı. Çok zeki ve doğa büyülerinde becerikliydiler. Bu yeteneklerini kullanarak üstün bir topluluk oluşturdular
Eredarların gelişimleri dünyaların yok edicisi iblis titan Sargeras'ın dikkatini çekti. Sargeras kendi ordusunun eredarlarda çok güçleneceğini düşündü ve eredarların üç lideri : Velen, Archimonde ve Kiljaeden ile görüştü, onlara hükümdarlıkları karşılığında eşsiz ve inanılmayacak güçler vaad etti. Bu teklif çok uygun görülsede velen bir düş gördü, Sargeras doğru söylüyordu üç lider inanılmaz güçlere kavuşacaklardı ama tüm Eredar halkı iblislere dönüşeceklerdi. Velen, Archimonde ve Kiljaden'e şüphelerinden bahsetti ama onlar Sargeras'ın vaatlerine kendilerini kaptırmış ve anlaşmayı kabul etmişlerdi, tüm halk iblislere dönüşüp Sargerasın ordusuna katılmıştı.
Eredar ırkından geriye kalan Velen ve bir kısım Eredar, Sargeras'a inanmayıp onu reddeden bir azınlıktı. Velen'in duaları kabul oldu ve Burning Crusade'i durdurmak üzere görevlendirilen bir varlık onu buldu, bu bir naaru idi. Bu varlık Velen ve diğerlerini güvenli bir yere götüreceğini vaad etti.
Velen azınlığın ismini kendi dilinde ayrılmışlar anlamına gelen Draenei koydu. Naaru, onları ışığın gücü ve bilgisiyle kutsadı, onlar ışığın ordusuydu. Kiljaeden ise ihanete uğradığını ve güçlenmeden Draenei'lerin öldürülmeleri gerektiğini düşünüyordu. Burning Legion Draneilerin peşini bırakmadı binlerce yıl takibe devam ettiler, Draneiler bu süreçte çok yer gezip çok ırkla tanıştılar. Sonunda adını Dreanor koydukları uzak ve barış dolu bir gezegene geldiler.
Zaman içinde burada ork ırkıyla görüşmeleri oldu bu kavmin Şamanlarıyla Kil'Jaeden'in kendilerini bulmaması için önlem aldılar.Tüm önlemlere onların yerlerini ve Burning Legion için müthiş olacağını düşündüğü orkları keşfetti. Mannoroth The Destructor adlı iblis pit lordunu çağırdı ve bu iblisde içmeleri için kanını orklara sundu. Başta Grom Hellscream olmak üzere neredyse tüm Orklar bu kandan içip damarlarına iblis ateşini almı, kendilerini kirletmiş oldular. Güçlerini ilk Draenei üstünde deneyen orklar onların kökünü kurutma seviyesine geldi. Draeneilerin %80 inden fazlası savaşta katledildi. Orklar Draeneileri uç bölgelere kadar sürdüler, savaş 8 yıl sürmüştü
Kalan Draeneilerden büyük bir kol Dark Portal'dan geçerek Azeroth'a ayak bastı, bunlar The Lost Ones olarak adlandırıldılar. Draenei, orkların kendilerine saldırma nedenini anlamıştı, Draenor'da kalan Draeneiler zamanla üstlerine yollanan (özellikle Gul'dan tarafından) savaş büyüleri sebebiyle zamanla mutasyon geçirerek biçimsiz bir hal aldılar bu nüfusu daha az olan topluluğa ise The Broken adı verildi.
Broken kabileleri bugün hala Outland da kendilerini savunmuş yaşamaya çalışıyorlar, The Lost Ones ise Alliance'a katılmakta kararkıldı.
BLOOD ELF TARİHİ
Blood elflerin kökü Night elf'lerin highborne soyuna dayanır. Bu soydan gelenler sürekli bir büyü açlığı duyar. Kardeşleri tarafından sürgüne gönderilen highbourne kökenli night elf yerleşimciler zar zor Lordareon kıtası kıyılarına ulaşmayı başardılar. Burada yüzlerini güneşe döndüler ve kardeşlerinin inançlarını sonsuza dek terk ederek kendilerine high elves dediler.
O zamanlar güç dengeleri şimdikinden çok farklıydı, Lordareon'un büyük kısmını Trol İmparatorluğu Amani idare ediyordu. High elfler Amani trolleriyle savaşıp yenilgiye uğradılar ve Lordareon'un kuzey kıyılarına kadar sürüldüler. Burada Well of Etenitiy'den çaldıkları bir parça büyülü suyla küçük bir mistik havuzkurdular, bu havuzun adı Sunwell idi. High elfler burada Quel'Thalas adlı bir krallık kurdu.
Amani Trolleri High Elf uygarlığını sonsuza dek yeryüzünden silmek istiyordu ama High Elf sayısı şimdi fazlalaşmıştı. Elf kralı Anasterian Sunstrider yaklaşan Trol tehlikesine karşı Arathor insanlarıyla bir ittifak yaptı. Elfler Arathor'lu küçük bir topluluğa büyü kullanmayı öğretti. Bu yeni büyücülerle güçlenen Arathor ve Quel'Thalas orduları Trollerin güçlerini topladıkları ana kampa saldırdı, şiddetli geçen savaş sonucu Troller yenilgiye uğratıldı ve kamp yok edildi. Amani bu yenilgiden sonra bir daha asla kendini toparlayamadı.
Böylece Quel'Thalas kurtarılmış, Arathor ve kralları Thoradin ile de bir kan ve onurbağı kurulmuş oldu. Bu ittifak sonucu Dalaran kuruldu ve burada bir büyücü soyu başladı, her yerden insanlar ve elfler buraya gelip büyü üzerine çalıştı.
Uzun süre sonra Horde tehlikesi baş gösterip devasa savaşlar başladığında Elfler Alliance'a katılmak istemedi ama insan komutan Anduin Lothar (Stormwind'in anası ağlayınca Lordareon 'a sığınıp burada ittifak kurulmasında pay sahibi birkişilik ama uzun yaşamadı) Arathor soyundan geldiğinden onur bağına uyup kısıtlıda olsa destek verdiler. Horde, Amani'den kalmış Trolleri kendisaflarına kattığında onlarında etkisiyle Ogre ve Trollerle desteklenmiş Orc orduları Quel'Thalas'a akınlar düzenlemeye, ağaçları yıkıp yakmaya ve köyleri basıp masum elfleri öldürmeye başladı. Böylece High Elfler savaşa tamamen dahil oldu.
Horde en sonunda yenilgiye uğratılıp sürüldüğünde Quel'Thalas ciddi zarar almıştı, yeniden yapılandırma sürerken Elfler Alliance'dan uzaklaştıkça uzaklaştılar, insanların zavallı liderliğinin ağaçlarına ve kendilerine yaptıklarını unutamayacaklardı.
Çok uzun zaman sonra undead istilası boy gösterdiğinde Kara Prens Arthas Menethil (The Şaşırmış) önderliğinde undead akınları Quel'Thalas'ı vurdu. Arthas Sunwell'i ele geçirip, Kel'Thuzad adlı bir hizmetkarı lich olarak diriltmek amacıyla High Elflere tüm gücüyle saldırıya geçti, önündeki high elf ordularının kökünü kurutan Arthas, General Sylvanas Windrunner'ı bir bansheeye dönüştürüp emrine aldı. Undead orduları en sonunda varıp Sunwell'i kuşattığında, Lich King Ner'zhul'un takdirini kazanmak isteyen Dar Khan Drathir isimli bir elf, Arthas'a yardım etmek için Sunwell çevresindeki kalkanları indirdi. Ama ihaneti bir patlamayla sonuçlandı.
Büyücü Borel (Ejderha Korialstraz olarak da bilinir) mistik enerjinin yok olmak üzere olduğunu hissedip Sunwell enerjisinin büyük bölümünü Anveena adlı bir avatar içine koydu, bu genç insan kız büyük bir gücü içinde barındırıyordu Arthas Sunwell'in kalan enerjilerini Kel'Thuzad'ı bir lich olarak diriltmekte kullandı. Böylece amacı gerçekleşmiş oldu
Savaşın sonunda sadece yıkım vardı. Kral Anasterian Sunstrider katledilmiş, Sylvanas Windrunner öldürülüp banshee olarak diriltilmiş, Quel'Thalas tam anlamıyla mahvolmuştu. Sylvanas'ın yardımcısı Lorthemar Theran Elflerin geçici komutanlığını üstlendi, Prens Kael'thas Sunstrider yakında Dalaran'dan komutayı almak için dönüyordu.
Kalan Elfler artık tamamen soğuk, duygusuz, büyüye her zamankinden çok daha aç ve acı duyan mahlukatlardan başka bir şey değildiler. Bu açlık onların ırksal özelliklerini bile değiştirmeyi başarmıştı.
Ahn'Qiraj'in Hikayesi
Aslinda Ahn'Qiraj hakkinda fazla bilgi yoktur. Bilgiler Night Elf hikayeleriyle kisitlidir.
Silithidlerin kökleri düsmüs tanri C'Thun'un Well oF Eternity'yi kullanarak olusturdugu avatarlari Azi Aqir e dayaniyor. Aqir in dünyaya gelisi Orklarin gelisinden 16.000 yil öncedir. Gelisleriyle birlikte o zamanin büyük gücü Trol Imaratorlugu Gurubashi ile binlerce yilsavastilar. Trollerin kazanmasiyla birlikte Silithidler 2'ye bölündü :
A.Nerubianlar
Bu örümcegimsi yaratiklar Northrend'e çekildiler. Ama burada Lich King e yenildiler ve büyük bir çogu ölü undead Crypt Fiend lere dönüsüler. Ve bugün büyük bir bölümü Lich King'e çalisiyorlar.
B.Qirajiler
Qirajiler, binlerce yil evrim geçirdikten sonra köklü bir sosyal sistem kurdular ve evrimlestiler. Güçlenip Night Elflerler ile büyük bir savasa girdiler. Night Elfler bu savasi kazandilar ve Qirajileri Silithus'un güneyine, Scarab Wall olarak bilinen yapinin arkasina sürdüler. Ve Qirajiler 10.000 yil boyunca tekrar güçlendiler.
Mage
Mageler, güçlerini Dalaran içinde toplamışlardı. Burning Legion tarafından krallık yok olduktan sonra, gizli sanatları dünyanın uzak noktalarına dağıldı.
Seçebilen Irklar: Human, Gnome, TrolI
Tür: Birincil olarak uzak mesafeli büyüler
Zırh: Cloth
Silah: Stave, Wand (asa), Dagger, Sword
Yorum: Uzak mesafeli saldırılarda oldukça iyiler. Teleport özellikleri var. Ama büyülere karşı direnci olan yaratıklarla dövüşürken etkisizler. Bazı anlarda çok çabuk ölebiliyor. Sadece Cloth giyebiliyor olması, defans yönünden Mageleri oldukça zayıf kılmakta.
Draenei ırkının kökleri eredar kavmine dayanır, ilk eredar yerleşimciler 25.000 yıl önce Argus dünyasında ortaya çıkmıştı. Çok zeki ve doğa büyülerinde becerikliydiler. Bu yeteneklerini kullanarak üstün bir topluluk oluşturdular
Eredarların gelişimleri dünyaların yok edicisi iblis titan Sargeras'ın dikkatini çekti. Sargeras kendi ordusunun eredarlarda çok güçleneceğini düşündü ve eredarların üç lideri : Velen, Archimonde ve Kiljaeden ile görüştü, onlara hükümdarlıkları karşılığında eşsiz ve inanılmayacak güçler vaad etti. Bu teklif çok uygun görülsede velen bir düş gördü, Sargeras doğru söylüyordu üç lider inanılmaz güçlere kavuşacaklardı ama tüm Eredar halkı iblislere dönüşeceklerdi. Velen, Archimonde ve Kiljaden'e şüphelerinden bahsetti ama onlar Sargeras'ın vaatlerine kendilerini kaptırmış ve anlaşmayı kabul etmişlerdi, tüm halk iblislere dönüşüp Sargerasın ordusuna katılmıştı.
Eredar ırkından geriye kalan Velen ve bir kısım Eredar, Sargeras'a inanmayıp onu reddeden bir azınlıktı. Velen'in duaları kabul oldu ve Burning Crusade'i durdurmak üzere görevlendirilen bir varlık onu buldu, bu bir naaru idi. Bu varlık Velen ve diğerlerini güvenli bir yere götüreceğini vaad etti.
Velen azınlığın ismini kendi dilinde ayrılmışlar anlamına gelen Draenei koydu. Naaru, onları ışığın gücü ve bilgisiyle kutsadı, onlar ışığın ordusuydu. Kiljaeden ise ihanete uğradığını ve güçlenmeden Draenei'lerin öldürülmeleri gerektiğini düşünüyordu. Burning Legion Draneilerin peşini bırakmadı binlerce yıl takibe devam ettiler, Draneiler bu süreçte çok yer gezip çok ırkla tanıştılar. Sonunda adını Dreanor koydukları uzak ve barış dolu bir gezegene geldiler.
Zaman içinde burada ork ırkıyla görüşmeleri oldu bu kavmin Şamanlarıyla Kil'Jaeden'in kendilerini bulmaması için önlem aldılar.Tüm önlemlere onların yerlerini ve Burning Legion için müthiş olacağını düşündüğü orkları keşfetti. Mannoroth The Destructor adlı iblis pit lordunu çağırdı ve bu iblisde içmeleri için kanını orklara sundu. Başta Grom Hellscream olmak üzere neredyse tüm Orklar bu kandan içip damarlarına iblis ateşini almı, kendilerini kirletmiş oldular. Güçlerini ilk Draenei üstünde deneyen orklar onların kökünü kurutma seviyesine geldi. Draeneilerin %80 inden fazlası savaşta katledildi. Orklar Draeneileri uç bölgelere kadar sürdüler, savaş 8 yıl sürmüştü
Kalan Draeneilerden büyük bir kol Dark Portal'dan geçerek Azeroth'a ayak bastı, bunlar The Lost Ones olarak adlandırıldılar. Draenei, orkların kendilerine saldırma nedenini anlamıştı, Draenor'da kalan Draeneiler zamanla üstlerine yollanan (özellikle Gul'dan tarafından) savaş büyüleri sebebiyle zamanla mutasyon geçirerek biçimsiz bir hal aldılar bu nüfusu daha az olan topluluğa ise The Broken adı verildi.
Broken kabileleri bugün hala Outland da kendilerini savunmuş yaşamaya çalışıyorlar, The Lost Ones ise Alliance'a katılmakta kararkıldı.
BLOOD ELF TARİHİ
Blood elflerin kökü Night elf'lerin highborne soyuna dayanır. Bu soydan gelenler sürekli bir büyü açlığı duyar. Kardeşleri tarafından sürgüne gönderilen highbourne kökenli night elf yerleşimciler zar zor Lordareon kıtası kıyılarına ulaşmayı başardılar. Burada yüzlerini güneşe döndüler ve kardeşlerinin inançlarını sonsuza dek terk ederek kendilerine high elves dediler.
O zamanlar güç dengeleri şimdikinden çok farklıydı, Lordareon'un büyük kısmını Trol İmparatorluğu Amani idare ediyordu. High elfler Amani trolleriyle savaşıp yenilgiye uğradılar ve Lordareon'un kuzey kıyılarına kadar sürüldüler. Burada Well of Etenitiy'den çaldıkları bir parça büyülü suyla küçük bir mistik havuzkurdular, bu havuzun adı Sunwell idi. High elfler burada Quel'Thalas adlı bir krallık kurdu.
Amani Trolleri High Elf uygarlığını sonsuza dek yeryüzünden silmek istiyordu ama High Elf sayısı şimdi fazlalaşmıştı. Elf kralı Anasterian Sunstrider yaklaşan Trol tehlikesine karşı Arathor insanlarıyla bir ittifak yaptı. Elfler Arathor'lu küçük bir topluluğa büyü kullanmayı öğretti. Bu yeni büyücülerle güçlenen Arathor ve Quel'Thalas orduları Trollerin güçlerini topladıkları ana kampa saldırdı, şiddetli geçen savaş sonucu Troller yenilgiye uğratıldı ve kamp yok edildi. Amani bu yenilgiden sonra bir daha asla kendini toparlayamadı.
Böylece Quel'Thalas kurtarılmış, Arathor ve kralları Thoradin ile de bir kan ve onurbağı kurulmuş oldu. Bu ittifak sonucu Dalaran kuruldu ve burada bir büyücü soyu başladı, her yerden insanlar ve elfler buraya gelip büyü üzerine çalıştı.
Uzun süre sonra Horde tehlikesi baş gösterip devasa savaşlar başladığında Elfler Alliance'a katılmak istemedi ama insan komutan Anduin Lothar (Stormwind'in anası ağlayınca Lordareon 'a sığınıp burada ittifak kurulmasında pay sahibi birkişilik ama uzun yaşamadı) Arathor soyundan geldiğinden onur bağına uyup kısıtlıda olsa destek verdiler. Horde, Amani'den kalmış Trolleri kendisaflarına kattığında onlarında etkisiyle Ogre ve Trollerle desteklenmiş Orc orduları Quel'Thalas'a akınlar düzenlemeye, ağaçları yıkıp yakmaya ve köyleri basıp masum elfleri öldürmeye başladı. Böylece High Elfler savaşa tamamen dahil oldu.
Horde en sonunda yenilgiye uğratılıp sürüldüğünde Quel'Thalas ciddi zarar almıştı, yeniden yapılandırma sürerken Elfler Alliance'dan uzaklaştıkça uzaklaştılar, insanların zavallı liderliğinin ağaçlarına ve kendilerine yaptıklarını unutamayacaklardı.
Çok uzun zaman sonra undead istilası boy gösterdiğinde Kara Prens Arthas Menethil (The Şaşırmış) önderliğinde undead akınları Quel'Thalas'ı vurdu. Arthas Sunwell'i ele geçirip, Kel'Thuzad adlı bir hizmetkarı lich olarak diriltmek amacıyla High Elflere tüm gücüyle saldırıya geçti, önündeki high elf ordularının kökünü kurutan Arthas, General Sylvanas Windrunner'ı bir bansheeye dönüştürüp emrine aldı. Undead orduları en sonunda varıp Sunwell'i kuşattığında, Lich King Ner'zhul'un takdirini kazanmak isteyen Dar Khan Drathir isimli bir elf, Arthas'a yardım etmek için Sunwell çevresindeki kalkanları indirdi. Ama ihaneti bir patlamayla sonuçlandı.
Büyücü Borel (Ejderha Korialstraz olarak da bilinir) mistik enerjinin yok olmak üzere olduğunu hissedip Sunwell enerjisinin büyük bölümünü Anveena adlı bir avatar içine koydu, bu genç insan kız büyük bir gücü içinde barındırıyordu Arthas Sunwell'in kalan enerjilerini Kel'Thuzad'ı bir lich olarak diriltmekte kullandı. Böylece amacı gerçekleşmiş oldu
Savaşın sonunda sadece yıkım vardı. Kral Anasterian Sunstrider katledilmiş, Sylvanas Windrunner öldürülüp banshee olarak diriltilmiş, Quel'Thalas tam anlamıyla mahvolmuştu. Sylvanas'ın yardımcısı Lorthemar Theran Elflerin geçici komutanlığını üstlendi, Prens Kael'thas Sunstrider yakında Dalaran'dan komutayı almak için dönüyordu.
Kalan Elfler artık tamamen soğuk, duygusuz, büyüye her zamankinden çok daha aç ve acı duyan mahlukatlardan başka bir şey değildiler. Bu açlık onların ırksal özelliklerini bile değiştirmeyi başarmıştı.
Ahn'Qiraj'in Hikayesi
Aslinda Ahn'Qiraj hakkinda fazla bilgi yoktur. Bilgiler Night Elf hikayeleriyle kisitlidir.
Silithidlerin kökleri düsmüs tanri C'Thun'un Well oF Eternity'yi kullanarak olusturdugu avatarlari Azi Aqir e dayaniyor. Aqir in dünyaya gelisi Orklarin gelisinden 16.000 yil öncedir. Gelisleriyle birlikte o zamanin büyük gücü Trol Imaratorlugu Gurubashi ile binlerce yilsavastilar. Trollerin kazanmasiyla birlikte Silithidler 2'ye bölündü :
A.Nerubianlar
Bu örümcegimsi yaratiklar Northrend'e çekildiler. Ama burada Lich King e yenildiler ve büyük bir çogu ölü undead Crypt Fiend lere dönüsüler. Ve bugün büyük bir bölümü Lich King'e çalisiyorlar.
B.Qirajiler
Qirajiler, binlerce yil evrim geçirdikten sonra köklü bir sosyal sistem kurdular ve evrimlestiler. Güçlenip Night Elflerler ile büyük bir savasa girdiler. Night Elfler bu savasi kazandilar ve Qirajileri Silithus'un güneyine, Scarab Wall olarak bilinen yapinin arkasina sürdüler. Ve Qirajiler 10.000 yil boyunca tekrar güçlendiler.
Mage
Mageler, güçlerini Dalaran içinde toplamışlardı. Burning Legion tarafından krallık yok olduktan sonra, gizli sanatları dünyanın uzak noktalarına dağıldı.
Seçebilen Irklar: Human, Gnome, TrolI
Tür: Birincil olarak uzak mesafeli büyüler
Zırh: Cloth
Silah: Stave, Wand (asa), Dagger, Sword
Yorum: Uzak mesafeli saldırılarda oldukça iyiler. Teleport özellikleri var. Ama büyülere karşı direnci olan yaratıklarla dövüşürken etkisizler. Bazı anlarda çok çabuk ölebiliyor. Sadece Cloth giyebiliyor olması, defans yönünden Mageleri oldukça zayıf kılmakta.